Bence Evlenmeli ve Evlendirmeliyiz. ama Kiminle?

DİNDAR VE İYİ BİR KADIN OLMAK= Bu kadın için esastır ve buna son derece önem vermek gerekir. Kadının namus ve iffet yönünden dini duyguları zayıf olursa kocasına ihanet edebilir ve yüzünü kara çıkarır. Kıskançlığı artırır, huzuru giderir. Şayet kocası namus ve iffetini muhafaza etmeye gayret etse o zaman da başı belaya girer. Eğer onun iffetsizliğine kulak asmazsa, o zaman da kendi namus, şeref ve haysiyetine karşı ihanet etmiş olur. Dini duyguları zayıf olduğu için bir de güzelliği varsa, belası iki katlı olur. Çünkü güzelliğine bakar ve ayrılmayı arzu etmez. İffetsizliğine bakarak tutmak istemez. Böylece felaketten felakete düşer gider.

Erkek kadının gayri meşru hareketlerine karşı sessiz kalsa, ona işlediği günahta ortak olmuş olur. “Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun Tahrim Süresi’6” bu ayetteki emre karşı gelmiş olur. Eğer onun kötü hareketlerini kabullenmez ve düzeltmeye gayret ederse bütün hayatı karısıyla mücadele ile geçer ve hayatını heder eder gider. Resulüllah bunun için dindar kadın üzerinde durmuş ve şöyle buyurmuştur; “Kadın ya malı, ya güzelliği, ya soy ve asaleti yada dindarlığı için nikah edilir. Sen dindar kadını al ki elin toprağı tutsun” Başka bir hadis-i şeriflerinde ise; “Kim kadını yalnız güzelliği ve malı için alırsa, onun malından da, güzelliğinden de mahrum kalır. Ancak Allah, kadını dindarlığı için alan kimseye mal da verir, güzellik de nasip eder” buyurmuştur

AHLAK= Kadında ikinci derecede aranacak olan özellik ise güzel ahlaklı olmasıdır. Huzuru kolayca temin etmek ve dinin gereklerini eksiksiz ifa edebilmek için buda çok önemlidir.

GÜZELLİK= Bu kadında bulunması gereken ve önemle aranılan bir haslettir. Karısı güzel olan erkek dışarıya bakmaz. İnsan yaradılış itibariyle ve çoğu zaman çirkin ve kötüyü sevmez. Biz “Kadının dindarını al, güzelini alma” derken güzel kadın alma demek istemiyoruz. Hem güzel olursa hem de dindar olursa çok daha güzel olur. Dini bozuk olduğu halde yüzü güzel olan kadın alma demek istiyoruz. Yalnız güzellik, kişiyi evliliğe teşvik ederken dini ihmal eder. Güzel seçmenin ve almanın önemini gösteren delillerden biri de anlaşmak ve karı-kocanın güzel geçinip ünsiyet etmelerinde güzelliğin etkisinin büyük olmasıdır. Unutmayın ki güzelliğe doyarsınız ancak huyuna suyuna ve ahlakına doyamazsınız. Zaten hiç kimse de kendine göre ben çirkinim demez. Kendisini güzel gördükten sonra da karşı tarafın kendisini nasıl gördüğüne pek önem vermez. sonuçta herkesin yaratıcısı Yüce Allah (c.c.)

Eğer evlenen sadece evdeki işlerini göstermek veya sünneti ifa etmek için evleniyor da güzellik aramıyorsa bu onların zahid oluşlarına yakışan bir haldir. Çünkü güzellik bazı kimselerin harama bakmasına mani olduğu ve onların dinine yardımcı oluyorsa da, güzellik aslında dünyalıktır.

Malik b.Dinar diyor ki;

Sizler, aza kanaat eden, ne verirseniz onunla memnun olan ve elinden geldiği kadar size hizmet etmeye çalışan öksüz kızlara bakmıyor, bilakis aza kanaat etmeyen, sizden daima “şunu bunu al” diye isteklerde bulunan ve filan adamın kızına bakıyor ve onunla evlenmeyi tercih ediyorsunuz, siz işte böyle kimselersiniz.

Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;

Kadınlarınızın hayırlısı kocası yüzüne baktığında onu sevindiren, emrine karşı itaatkar olan, ayrıldığı zaman malını ve namusunu muhafaza edendir.

Kocanın karısına bakarak sevinmesi, kadının kocasına olan sevgisine bağlıdır.

MİHRİNİN AZ OLMASI= Resulüllah haddinden fazla mihir istemeyi yasaklamıştır. Şayet kadınların çok mihr almaları kendileri için bir şeref telakki edilseydi, Resulüllah bu hususta birinci sırayı alırdı. Resulüllah’ın ashabından bazıları evlenirken beş dirhem altın, hatta bir çekirdek karşılığında evlenmişlerdir.

Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki; Kadınların hayırlısı, güzel yüzlü ve mihri (nikah parası) az olanlardır.

Kadının erkekten normalinden fazla mihr istemesi nasıl mekruh ise, erkeğin de kadından mal istemesi öylece mekruhtur. Kadını malı için almak ve malına tamah etmek de mekruhtur.

BAKİRE OLANI SEÇMEK= Resulüllah dul kadını alan Cabire hitaben şöyle buyurdu; “Bakire alsaydın daha iyi olurdu .O seninle sen de onunla oynaşır ve birbirinizi severdiniz”

Bakire Bir Kızla Evlenmenin faydaları

a- Bakire kız başka erkek göremediği için yalnızca kocasını bilir ve onunla hemhal olur ve böylece aralarındaki sevgi kuvvetlenir. İnsan yaratılışı icabı, ilk gördüğünü tanır ve onu sever. Bir kadın daha önce başka bir erkekle münasebet kurmuşsa bu durumda yani evlendiği kocasının bazı huylarından hoşlanmayabilir ve böylece ona gerektiği gibi ısınıp sevemez.

b- Erkek de bakire olan kızı daha çok sever. Çünkü erkekte öyle bir tabiat vardır ki, önceden başka bir erkeğin el sürdüğü kadından nefret eder. Bu duyulan nefret bazı erkeklerde daha açık bir şekilde görülür.

c- Dul kadın daima önceki kocasını aklına getirir ve onu asla unutamaz. Çünkü sevginin en müessiri ilk sevgidir. Bu durum da karı-koca arasında geçimsizliğe sebep olur.

ASALETİ VE SOYLU OLMAK= Evlenilecek kadın her şeyden önce dindar, iffetli ve soylu bir ailenin kızı olmalı ve böyle bir ailenin terbiyesi altında büyümüş olmalıdır. Çünkü yarın çocukları dünyaya gelince o çocukların terbiyecisi bu kadın olacaktır. Terbiye ve edep yönünden nasipsiz olan kadın çocuklarını gerektiği şekilde terbiye edemez.

Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;

Çöplükte büyüyen gülden sakının

Resulüllah’a sordular ki;

Bu nedir?

Resulüllah buyurdu ki;

Kötü ailede doğup büyüyen güzel kızdır.

Akraba Evliliği

YAKIN AKRABA OLMAMAK= Eğer kadın akrabalardan olursa bu durum şehvetin azalmasına sebep olur. Resulüllah (s.a.v) buyuruyor ki; “Yakın akraba ile evlenmeyin (doğan çocuk zayıf bünyeli olur. Akrabalık şehvet üzerinde etkilidir. Bakmak ve dokunmak şehevi duyguları artırır. Hele bu zevk alınan yeni karşılaşılan şeylerde olursa şehvetin tesiri daha da şiddetli olur .Erkeğin eskiden beri gördüğü ve tanıdığı kadına karşı bu duyguları zayıf olur ve şehvet duyguları olmaz.

KIZIN VELİSİNE DÜŞEN GÖREV; KIZINI EVLENDİRECEĞİ ERKEĞİN VASIFLARINI ARAŞTIRIP ÖĞRENMEKTİR. GİYİNİŞİ, AHLAKI, DİNİ BOZUK OLAN AİLE HUKUKUNDAN HABERSİZ OLAN VEYA KIZIN DENGİ OLMAYAN ERKEĞE KIZINI VERMEMELİDİR.

Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;

Nikah bir bakıma cariyeliktir. Sizden biriniz kızını kime verdiğine baksın (ve araştırsın)

KIZINI ZALİME, FASIKA, BİD’ATÇİYE, İÇKİCİ VE KUMARCIYA VEREN KİMSE, KIZINA VE DİNİNE İHANET ETMİŞ OLDUĞU GİBİ MAHREMLİK HAKKINA DA UYMADIĞI İÇİN ALLAH’IN GAZABINI CELBEDER.

Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;

Kızını fasık bir kimseye veren kimse ona olan acımasını kesmiş (ve onu ateşe atmış) tır.

NOT= ARADIĞINIZ İNSANI BULMAK İSTİYORSANIZ ÖNCE ARADIĞINIZ İNSANDAKİ VASIFLARA SAHİP OLMAYI DENEYİN. O ZAMAN HER ŞEY ÇOK DAHA KOLAY VE GÜZEL OLUR. GERÇİ BAZEN SEN DOĞRU OLSAN DA ARADIĞINI BULAMIYORSUN YADA SEN YANLIŞ OLSAN DA BULDUĞUN İNSAN DOĞRU OLUYOR. İŞTE BÖYLE BİR DURUMLA KARŞI KARŞIYA KALACAK OLURSANIZ YAPACAĞINIZ TEK ŞEY YA SABRETMEKTİR YADA İŞİ DAHA FAZLA ÇEKİLMEZ DURUMA GÖTÜRMEDEN İŞİ SONA ERDİRMEKTİR. ACI DA OLSA YANİ BOŞANMAKTIR

Kaynak= İmam Gazali – İhyau Ulumi’d-Din – C:2 – bkz:126…139

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.