Evlilikte Denklik

«AIlah’a eş koşan kadınlarla iman etmedikçe evlenmeyiniz.iman eden bir cariye hoşunuza giden müşrik bir kadından daha hayırlıdır, iman etmiş bir kadını, iman etmedikçe AIlah’a eş koşan erkeklerle evlendirmeyiniz. Mü’min bir köle hoşunuza giden müşrik bir kuldan daha hayırlıdır. Onlar sizi Cehenneme çağırırlar.  Allah ise sizi kendi iradesiyle Cennet ve mağfirete çağırmaktadır.»

Bu ayette evlenecek olan kadın ve erkek arasında eşitlik ve denklik olması gerektiği ileri sürülmektedir. İslam hukukunda bu konuda kadının lehine bazı kayıtların var olduğu göze çarpmaktadır. Kadın veya velisi, damat olacak olan erkekte bazı şartlar arayabilir. Denklik ve eşitlik sağlayacak olan bu kayıtların ne olacağı konusu İslam alimlerinin ayrı ayrı görüşler ileriye sürmesine sebep olmuştur.

Mezhepler, evlenecek çiftler arasında dindarlık bakımından eşitlik ve denklik bulunmasının gerekli olduğu noktasında görüş birliği etmişlerdir. Bunun dışında bazı görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştır. Hanefilerde; Erkeğin soyluluğunun kadından daha üstün olması şartı vardır. Hanefilere göre; Kureyş arapları kendi aralarında, diğer araplar yine kendi aralarında, arapların dışında kalanlar da kendi aralarında denktirler, evlenebilirler. Bir de erkeğin, kadının mehrini (evlenme parasını) verebilecek durumda olması ayrıca onun altı aylık veya bir yıllık nafakasını temin edebilecek mali kudrete sahip olması lazımdır. Sanatı ve mesleği itibariyle yaşadığı cemiyete göre kadının şeref ve haysiyetine Ieke düşürecek bir durumda olmaması gerekir.

Şafilere göre; erkek, kadından hesap ve nesepçe, din ve ahlakça, sanat ve hürriyet (köle olmamak) yönlerinden daha aşağı derecede olmaması icap eder. HanbeliIer de buna yakın bir görüşün sahibidirler.

Malikiler, bu konuda çok daha serbest düşünmüşler vs görüşlerini de sağlam temellere oturtmuşlardır. Bunlara göre evlenecek olan çiftler arasında denklik, sadece dindarlıkla vücut ve diğer azaların eksiksiz ve kusursuz oluşunda aranır.

Açıkça anlaşılmaktadır ki evlenmede denklik hakkında İslam bilginleri ayrı görüşlerin sahibidirler. Bir kısmına göre evlenmede denklik sadece dinde ve ahlakta aranmaktadır. Nitekim bahsin başında sunduğumuz hadisi şerif de bunu açıkça ifade etmektedir. Çiftler arasında soy eşitliği aramaya dair olan hadisler ise ya doğrudan doğruya uydurulmuş  veya zayıf hadislerdir.

Soyluluk meselesi dışındaki sanat ve meslek eşitliği zamana ve çevreye göre değişen bir durumdur. Bazı sanatlar vardır ki zaman ve yerine göre aşağı ve geri kabul edildiği halde diğer bir başka zaman ve yere göre ise en değer verilen bir durum arz edebilir.

Soyluluk meselesine gelince dinimiz bunu kökünden reddeder. «Şüphesiz ki sizin Allah katında en şerefliniz takvaca en ileride olanınızdır (1) diyen Allah kelamı insanlar arasındaki üstünlüğün sadece, herkes tarafından elde edilmişi mümkün olan dindarlıkta aranması gerektiğini dile getirmektedir. Yoksa Allah’tan uzaklaştıran bir soyluluğun içi boş bir söz olarak kalmaktan öte ne değeri olabilir? Bu konuda sevgili Peygamberimiz ( s.a.v ) de aşağıdaki hadisi şerifleriyle bize ışık tutmaktadır: «İnsanlar tarak dişleri gibi (birbirleriyle) eşittir. Hiç bir arabın arap olmayana baskın ve üstün tarafı yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.» (2)

«İnsanlar, muhakkak ki Rabbiniz birdir, babanız da birdir. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız. Adem de topraktandır. Allah katında en kıymetliniz ona en çok saygı göstereninizdir. Arabın arap olmayana (Allah’a saygı göstermek dışında) hiç bir üstünlüğü yoktur» (3)

Şunu da söyleyelim. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) en meşhur ve en şerefli kabile olarak tanınan Kureyş kabilesinden zeki ve güzel Kays kızı Fatma’yı bir köle azadlısının oğlu olan Üsame ile evlendirmiştir. Ayrıca yine Hz. Peygamber (s.a.v ) devrinde Kureyş’ten Abdurrahman bin Avf’ın kız kardeşi yine bir köle azadlısı olan Bilali Habeşi ile evlenmiştir. Ebu Huzeyfe, kardeşinin kızı Fatma’yı kendi kardeşi Sâlim’e vermiştir.

Bütün bunlar şu gerçeği dile getiriyor: Dinimiz sınıf ayırımı ve soy sop gibi katı kalıpları kökünden kazıyıp atarak Müslümanları Allah birliğinin potasında eritmek istemektedir.

Kaynak= Turan Yazılım / Mürşit 5/ İlmihal / Evlilik Ve Mahremiyetleri

(1) Hucurat sûresi, âyet: 21. –  (2) Fethu’l -Kadir, c:, s: 418. –  (3) Resûlüllah’ın veda hutbesinin bir fıkrasıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.