İlişki (Evlilik)de Yaş Farkı ve Etkileri

Kadın gerek ruhen gerekse bedenen daha çabuk yaşlanma, çökme eğilimi gösterir. Bu, kadının taşıdığı sorumlulukların ağır oluşundan kaynaklandığı gibi, doğum, şişmanlık vb. gibi durumların kadının vücudu üzerinde yaptığı tahribat ve değişikliklerden de kaynaklanır. Bu değişiklik çoğu kez evlilikten sonra baş gösterdiği için, en iyisi işi şansa bırakmayıp belli bir yaş farkı bulundurulmalı. En uygun yaş farkı beş olmakla beraber bu fark, daha yukarılara, da çıkabilir. Çünkü yapılan istatistikler, erkeğin kadından bir kaç yaş büyük olduğu evliliklerde mutluluk şansı daha yüksektir. Fakat bunda olgunluğun da büyük bir payı olduğunu kabul etmek gerekir.

Bu genellemenin dışında istisnai olarak, kadın ve erkeğin aralarında hiç yaş farkı olmaması ya da kadının erkekten büyük olması durumlarında, iki tarafın göstereceği olgunluğun, evlilikte mutluluğu sağlayacağı bir gerçektir.

SEVGİ, insanın arzuladığı bir şeye meyletmesidir. Bunun kuvvetli şekline «AŞK» denir.

AŞKI HAKİKİ: Allah ve Resûlüne olan aşktır. Edebi ve hakiki olan bu aşk, insanı Allah’a ulaştırır.

AŞKI MECAZÎ: Yaratılan mahlukatı birbirine bağlayan, kaynaştıran, sevdiren bu aşk ise, fani ve geçicidir. ,

«Aşkı mecazi, aşkı hakikinin köprüsüdür.» Hakikat semtine mecaz köprüsü vasıtasıyla geçilebileceğini, aşkı mecaza tutulanların neticede aşkı hakikiye geçecekleri haber verilmiştir. Züleyha’nın Yusuf (a.s)’a, Mecnun’un Leyla’ya aşık olmaları gibi.

AŞK, Cenabı Hakkın bir lütfudur. Allah aşk ve muhabbet telleriyle mahlukatı birbirlerine bağlamış, dünyanın ilmi ezelde ki mukadder olan zamanına kadar nizam ve intizamla devam ve bekasını, imarını, her cins canlının üremesini ve devamını bu aşk ve muhabbet vasıtasıyla sağlamıştır. Eğer aşk ve muhabbet olmasaydı hiçbir canlı birbirini sevemez, birbiriyle kaynaşamaz ve yuva kuramazdı, gene aşk ve muhabbet olmasaydı şu ağır ve çetin hayat mücadelesi içinde erkek ve kadın birbirine sevgi bağlamaz, birbirine kavuşmayı istemez ve daima birbirinden kaçarak, uzaklaşarak aile yuvası kurmaz ve böylece cemiyetin nizam ve intizamı bozularak devam etmezdi.

Bu hususda Hz. Allah şöyle buyurmaktadır:

Nas (insanlar) için nefsin arzu ettiği dünya Iezzetlerinden hatunlar ve oğlan evladı, altın ve gümüşten kantarlar dolusu mallar ve binmek için alametleşmiş atlar, koyun, deve ve sığır hayvanları ekinden nefsin istediği şeyler nasın muhabbet etmesi için tezyin olundu.» (1)

Yuva, aşk ve muhabbetle kurulur. Muhakkak ki,

Evlilik; insanların ideali, büyük aşkıdır. Aşk ve muhabbet Hz. Adem ve Havva validemizden başlar ve ilk yuva Cennettir.

Cenabı Hak Adem (a.s)’ı yarattıktan sonra ona can ve varlığından Havva validemizi ihsan etti ve cenneti onlara yuva kıldı, işte o günden itibaren kadın ve erkek bu aşkı yaşar durur… Ve mesut yuvalar bu birlikte kurulur. Hz. Allah bir ayeti celile de şöyle buyurmakta

Ey insanlar, sizi bir tek candan yaratan, ondan da yine onun zevcesini vücuda getiren ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar türeten Rabbınıza karşı gelmekten çekinin» (3)

Diğer bir âyet de ise:

«Ey insanlar, muhakkak ki. biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi, sırf biribirinizle tanışmanız için büyük büyük cemiyetlere, küçük küçük kabilelere ayırdık. Şüphesiz ki sizin Allah nezdinde en şereflisiniz takvaca en ileride olanınızdır» buyurmuştur. (2)

Görülüyor ki hayat, evlilikle yürür, ferdin, topluluğun varlığı budur. Bu tabi, fizyolojik bir ihtiyaç, insanın hissi, ruhi hayal ve hakikatidir. Kalpler bunu söyler, ruhlar bunu ister, her topluluk varlığını bununla korur bunu sağlayan yollara koyulur. Onun için:

Evlilik: bir nimeti ilahiyyedir, sünneti Peygamberidendir, huzur ve saadettir, birbirini anlamak, bir birine inanmaktır, bir gönül bağıdır, maddi ve ruhi bir yakınlıktır, bir şehvet ticareti değil, bir can ortaklığıdır, samimi bir sevgiyle bağlanan bir kalp düğümüdür.

Evlilikte sevgi, yuvanın büyük saadet tılsımıdır. Evlilikte saadet, sevip, sevişmiş olmaktır.

Kaynak= Turan Yazılım – Mürşit 5 – İlmihal – Evlilik Hayatı Ve Mahremiyetleri

(1-Ali İmran. âyet: 14);(2-Hücurat sûresi, âyet: 21);(3-Nisâ sûresi, âyet: 1)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.