Kur’an ve Sünnete Göre Tesettür

İnsanın örtünme ihtiyacının ilk insan Adem ve Hava ile başladığı, çıplaklığın çirkin bir şey olduğu şöyle belirtilir: ‘Ey Ademoğulları! Şeytan ana ve babanızı kötü yerlerini göstermek için elbiselerini soyarak nasıl cennetten çıkardıysa, sizi de aldatmasın (1), Ey Ademoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek bir giysi, bir de giyip süsleneceğiniz bir giysi indirdik. Takva örtüsü ise daha hayırlıdır (2)’. Örtünmenin gayesi başkasının bakışlarından korunmak ve ırzı meşru olmayan cinsel isteklerden sakınmaktır. İnsandaki edep ve haya duygusu örtünmeyi gerektirir. Ancak mü’min erkek ve kadınların örtünmede asıl gayesi yüce Allah’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Çünkü Allah Teala’nın emir ve yasaklarına uymak bir ibadettir. Namaz ve oruç ibadetleri emreden Allah (c.c) ibadet içinde ve dışında örtünmnin şekil ve sınırlarını da belirlemiştir.

Örtünmede karşı cinsin bakışlarından korunmak söz konusu olunca, İslam bakanla ilgili olarak da bir sınırlama getirmiştir. Erkeklerin gözlerini sakınması, kadınların iffetini korumak içindir. Ayette şöyle buyrulur: ‘Mü’min erkeklere söyle. Gözlerini zinadan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu, kendileri için daha temizdir (3)’

Kadınların örtünmesi konusunda ise şöyle buyrulur: ‘Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinde görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kız kardeşlerininin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine müttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilsinler diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey mü’minler! Hepiniz Allah’a tevbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin, umduğunuzdan nail olursunuz (4)

Said b. Cübeyr (:95 / 713); Baş örtüsünün kadının boyun ve göğüs kemiklerini örtecek ve bunlardan hiçbir şey göstermeyecek nitelikte olması gerektiğini söylemiştir.

Kadınların ev dışında ve yabancı erkeklerin yanına çıkarken normal ev içi giysilerinin üstüne bir dış elbise daha giymeleri gerekir. Ayette şöyle buyrulur: ‘Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yarlığayıcı ve çok esirgeyicidir (5)’

Ahzab süresi, dolayısıyla yukarıdaki ayet Medine’de 5-7 hicret yılları arasında inmiştir. Ayetteki celabib sözcüğü cilbab’ın çoğulu olup sözlükte;  geniş elbise, gömlek, baş örtüsü gibi anlamlara gelir. Kadını baştan aşağı örten çarşaf, ferace, manto gibi giysiler de cilbab kapsamına girer.

Diğer yandan kadın yaşlanıp ay halinden kesilir ve cinsel yönden erkeklere istek duymaz olursa, bunun için örtünmede bazı kolaylıklar getirilmiştir. Yüce Allah şöyle buyurur: ‘Ay halinden kesilmiş ve evlenme arzusu kalmamış olan yaşlı kadınların zinet yerlerini göstermemek şartıyla dış örtülerini bırakmalarında kendileri için bir sakınca yoktur. Bununla birlikte, yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır (6)’

Hz Aişe’den rivayete göre bir gün Hz Ebu Bekir’in kızı Hz Aişe’nin kız kardeşi Hz Esma (ö:73 / 692) ince bir elbise ile Resulüllah (s.a.v)’in huzuruna girmişti. Hz Peygamber ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: ‘Ey Esma! Şüphesiz kadın erginlik çağına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir. Hz Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti.

Yine Hz Aişe’den nakledilen başka bir hadiste: ‘Allah Teala ergin kadının namazını baş örtüsüz kabul etmez’ buyurmuştur. Ebu Hanife’ye göre (ö: 150 / 767) göre, bir uzvun dörtte bire kadar olan kısmı açılırsa, namaz sahih olurken, açılan kısım uzvun dörtte birini geçerse namaz bozulur. Cinsel uzuv ve arkadan ise, dirhem miktarı az bir yer bile açılsa namaz batıl olur. Ebu yusuf’a (ö:182 / 798) göre bir uzvun yarısı esas alınmıştır. Yarıdan azının açılması namaza zarar vermezken, fazlası namazı bozar. İmam Şafii’ye (ö:204 / 819) göre ise, avret yerinden herhangi bir kısmın açılması namazı bozar.

Sağlam görüşe göre: Bir kimse tek başına olduğu zaman da örtünmelidir. Buna göre; bir kimsenin temiz elbisesi bulunduğu halde, kimsenin olmadığı yalnız başına bir odada çıplak olarak kıldığı namaz sahih olmaz

Kaynak : Hamdi Döndüren / Delilleriyle Aile İlmihali / bkz: 50-54

(1-A’raf 27) – (2-A’raf 26) – (3-Ahzab 35) – (4-Nur 31) – (5-Ahzab 59) – (6-Nur 60)

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.